Emek

Emek ve Yabancılaşmış Emek nedir?

İnsanların yaşamak ve gereksinimlerini karşılamak için gerçekleştirmek zorunda kaldıklları üretim etkinliğinde ortaya koydukları her türlü bedensel ve düşünsel çabanın adı emek olarak tanımlanır. Bu temelde emek genel, evrensel ve insani bir etkinliktir. İnsana özgü olanı anlatır. İnsan varlığına ait olanı anlatır. Devamı>>>

Proletarya, Sosyalizm ve Komünizm

Proletarya, Sosyalizm ve Komünizm kavramsal olarak nedir?

Proletarya işçi sınıfı anlamına gelmekte ve öyle kullanılmaktadır. “Sosyalizm”, ” Komünizm”, “Bilimsel Sosyalizm” ve “Yeni Toplum” kavramları ise K.Marks tarafından kullanıldığı biçimiyle Marksizm’in öngördüğü sınıfsız toplum anlamına gelmekle birlikte, bu sınıfsız toplumu hedefleyen sürecin Devamı>>>

Marksizm Giriş

BAŞLARKEN

Tarihin her döneminde insan toplumlarının gelişimi açıklanmaya çalışılmış ve bu konuda çeşitli düşünceler ileri sürülmüştür. Dinsel öğretiler bu gelişmelerin Tanrı iradesinde gerçekleştiğini öne sürerken, burjuva aydınları ise tarihsel gelişmelerin coğrafi çevrenin Devamı>>>

Din ile Bilim Uyuşur mu ?

Din ile bilimin uzlaşıp uzlaşamayacağı sorusu günümüzde sıkça tartışılır oldu. 2009 Darwin Yılı dolayısıyla din ile bilimin en büyük çatışma noktalarından biri olan evrim kuramının gündemde oluşu da bu tartışmaya ivme kazandırdı. Bilim kurumlarının ve bilim insanlarının yanı sıra çeşitli din kurumları da bu soruya farklı düzlemlerde yanıtlar/yaklaşımlar ürettiler, üretiyorlar. Devamı>>>

Yuh Olsun Size!

Yuh olsun size, zihniyetinize, anlayışınıza, sözde imanınıza ve vicdanınıza! Ve kısa süre içinde analarınızı da alıp gitmenizi sağlayamazsak bizlere!
Zihniyetinize sıçıyım dememizin neden diye soran varsa Devamı>>>

Yedi Bilgeden Sözler

I-Euagoras’ın oglu Lindoslu Kleobulos’un sözleri

1-hiçbir zaman ölçüyü kaçırmamalısın.

2-babayı saymak gerek.

3-sık sık dinlemeli,çok konuşmamalı.

4-yurttaşlarına en iyi ögütleri ver.

5-isteklere gem vurmalı.

6-asla zora başvurmamalı. Devamı

PLATON ve HOBBES’ da “OTORİTER DEVLET’ in GEREKÇELERİ – 1

PLATON ve HOBBES’ da “OTORİTER DEVLET’ in GEREKÇELERİ – 1

Ayhan Bıçak

Devlet, yapısı gereği, otoritedir; ve otoritesini merkezi bir tarzda kullanmak eğilimindedir. Devlet, teşkilatlanmanın en üst ve en geniş kapsamlı olması nedeniyle, alt teşkilatları ve üyesi bulunan tüm insanları yönetme sorumluluğunu da üstlenmiştir. Sorumluluk alanının genişliği ve insanların idare edilmede çıkardıkları sorunlar, devleti katı bir yapı oluşturmaya itmiştir. Katılaşmayı belirleyen unsur olarak, daha iyi hizmet gösterilmiştir.
Devamı

PLATON ve HOBBES’ da “OTORİTER DEVLET’ in GEREKÇELERİ – 2

PLATON ve HOBBES’ da “OTORİTER DEVLET’ in GEREKÇELERİ – 2

Platon, devlet yönetimini, birbirleriyle örtüştürdüğü iki ilke bilgi ve ahlâk, üzerine kurmuştur. Fikirlerini bu yönde geliştirmesinin başlıca nedenlerinden biri Solistler’ in tutumudur. Onların halkla olan ilişkilerini şiddetle eleştirmiştir. Bu eleştirilerden biri de Sofist, bilgi ve halk ilişkisidir: Sofistleri bir hayvan terbiyecisine benzetmiştir. Terbiyeci, hayvanı gözlemlemiş, hangi sesten hoşlandığını, hangisinden ürktüğünü, neresinden yaklaşıp tutulabileceğini tesbit eder. Sofist, bu tesbitlerden hareketle, güzel mi-çirkin mi, iyi mi- kötü mü, haklı mı haksız mı Devamı

PLATON ve HOBBES’ da “OTORİTER DEVLET’ in GEREKÇELERİ – 3

PLATON ve HOBBES’ da “OTORİTER DEVLET’ in GEREKÇELERİ – 3

Hobbes’ e göre, devletin amacı, bireysel güvenliktir. Özgürlüğü ve başkalarına egemen olmayı seven insanların, devletler halinde yaşarken kendilerini tâbi kıldıkları kısıtlamanın nihai nedeni, amacı ya da hedefi, kendilerini korumak ve böylece daha mutlu hayat sürmektir. (Bkz. Leviathan, 127) Bu imkanlara kavuşabilmek, ancak iyi bir devlet yapısıyla mümkün gözükmektedir.

İnsanlar, devletin olmadığı dönem ve yerlerde doğal hukuk şartlarına göre yaşamışlardır. Ancak Hobbes’ a göre insanların güvenliği, doğal hukukla sağlanamaz. Çünkü doğa yasaları, kendilerine uyulmasını sağlayacak bir güçten yoksundurlar. İnsanın, taraf tutmaya, kibre, öç almak gibi şeylere Devamı

SÖMÜRGELER ÜSTÜNE

SÖMÜRGELER ÜSTÜNE

Francis BACON

Sömürge kurmak, eski ilkel, kahramanlık gerektiren, serüvenli işlerden biridir. Dünya gençken daha çok çocuğu oluyordu, şimdi ise yaşlandı, az çocuğu oluyor; çünkü yeni sömürgeleri eski krallıkların çocukları saymak hakkımdır sanırım. Bence bir sömürge el değmemiş topraklara, yerlileri sömürgecilere yer açmak için başka yörelere sürülmemiş topraklara kurulmalı. Yoksa, yapılan iş sömürgecilik değil, başkalarını zorla bir yerden söküp atmak olur. Bir sömürge kurup geliştirmek, Devamı

Önyargının Nedenleri – 1

Önyargının Nedenleri – 1

İbrahim GÜRSES

Özet

Önyargı öteki şahıs ve gruplara karşı hoşgörüsüz, haksız ve ayırımcı tutumlardır. Dogmatik kanaatleri içerdiği için değiştirilmesi oldukça zordur. Bireylerin ve toplumların ilişkisini bozan önyargılar psikolojik, tarihsel, ekonomik, durumsal ve başka sosyo-kültürel faktörlerden kaynaklanabilmektedir. Dindarlık önyargı ilişkisi karmaşıktır. Dindarların önyargılarını din ile değil, başka psikososyal motifler Devamı

Önyargının Nedenleri – 2

Önyargının Nedenleri – 2

2. KOGNİTİF (BİLİŞSEL) YAKLAŞIMLAR

2.1. KATEGORİZASYON

İnsan, bir uyaranlar dünyasında yaşamaktadır. Hem dış dünyanın uyaranları hem de kendi iç âleminden şuur alanına hücum eden hatıra, hayal, düşünce vd.nin baskısı altında sürekli uyum sağlamak zorunda kalan insanın bilgi işlem kapasitesi zorlanır. Bu nedenle insanlar, Devamı

Önyargının Nedenleri – 3

Önyargının Nedenleri – 3

Önyargı, stereotip ve diskriminasyon bir yandan buna maruz kalan grubun “baştan kendini yenik”, “kaybetmeye mahkum” hissetmesine, beklenti düzeyinin Devamı

“Tanrı” Terimi Üzerine-1

‘TANRI’ TERİMİ ÜZERİNE – 1

Mehmet Sait REÇBER

Tanrı tasavvurunun değişik inanç ve düşünce sistemlerinde faklılaştığını ve hatta kimi zaman birbirleriyle Devamı

‘TANRI’ TERİMİ ÜZERİNE – 2

‘TANRI’ TERİMİ ÜZERİNE – 2

Öyle görünüyor ki, özel adlar belirtili betimlemelerin aksine delalet ettikleri şeylere ilişkin tanımlamasal içerikler sunmuyorlar. Ama yine de özel bir adın bir şeye delalet etmesi için bir takım koşulların olması gerekmiyor mu? Öyle görünüyor ki, özel bir ad ile Devamı

‘TANRI’ TERİMİ ÜZERİNE – 3

‘TANRI’ TERİMİ ÜZERİNE – 3

Özel bir adla bir kavramı birbirinden ayıran önemli unsurlardan belki de başta geleni, Frege’nin de işaret ettiği gibi, özel bir adın sadece ve sadece bir tek varlığa (nesneye) ad olabilirken, kavramsal bir sözcüğün (Begriffswort) birden çok varlığı kaplamında Devamı

Tanrı’nın Değişmezliği Problemi – 1

Tanrı’nın Değişmezliği Problemi – 1

İsmail ÇETİN

Tanrı ile âlem arasında yaratma ile başlayan ve kesintisiz olarak devam eden bir ilişkinin varlığı, felsefî ve dinî bütün teistik sistemlerce kabul edilen bir husustur. Teistik Tanrı anlayışına sahip olan bir insana göre, Tanrı, âlemi yaratan, idare eden, orada olup bitenleri bilen ve gerektiğinde âleme müdahale eden bir varlıktır. Ancak, ezelî ve ebedî bir varlık olan Devamı

Tanrı’nın Değişmezliği Problemi – 2

Tanrı’nın Değişmezliği Problemi – 2

Geleneksel teizmin mutlak ve değişmez Tanrı anlayışının Tanrı-âlem ilişkisinde Devamı

Üst Boyutlar ve Tanrı

Üst boyutlar analojisiyle Tanrı’nın varlığını kanıtlamak, sofistike dincilerin sıkça başvurdukları ve ortalama vatandaşı ikna etmede az çok başarılı oldukları bir yöntemdir.

Üst boyutlara dayalı argümanların tüm temel noktalarını içine alan ve oldukça öğretici kabul edilebilecek “flatland” romanı, bu konuyu incelemek için ideal bir örnektir.
Devamı>>>

Zeki İnsanlar Daha Az İnanıyor

Yapılan son araştırmalar zeka ve dini inançlar arasında ilginç bir bağlantı kurdu. Araştırmacılara göre zeka oranı daha yüksek olan insanlar daha az inanıyor.

Ulster Üniversitesi’nde emekli psikoloji profesörü olan Richard Lynn entellektüel kesimdeki pek çok insanın kendilerini, sıradan insanlara göre daha inançsız olarak tanımladıklarına dikkat çekti.
Devamı>>>

Var mı ?

İslamın Tüccar Zihniyeti

Din tartışmalarının sonucunda, mümin tarafın köşeye her sıkıştığında kullandığı bir argüman vardır: “Allah yoksa ona iman etmiş olmanın kimseye zararı olmaz, ama ya varsa o zaman inanmayanlar çok kötü şekilde yanacaklardır. O halde aklımıza yatmıyorsa bile inanalım, ne olur ne olmaz”… Bu argümanın mucidi, aynı zamanda islam tarihinin en büyük katili olan Ali’dir (savaşta ele geçirilen esirlerin idamını kimseye bırakmaz, hepsini bizzat ünlü Zülfikar’ıyla hallederdi).
Devamı>>>

İnançlılarda Bir Gün Düşünecektir

Kaderimiz çiziliyse kararlarımızdan niye sorumlu tutuluyoruz?

Yok eğer hür irademiz varsa, niye bazı şeyleri seçtiğimizde cehenneme atılıyoruz?

Kader ve Özgürlük

İnananlar da bir gün düşünecektir
Devamı>>>

Dinlerin Biyolojisi

Harvard Üniversitesinin ünlü biyoloğu Edward O. Wilson dinlerin ortaya çıkış nedenini ilginç bir kuramla açıklıyor; Din hemen her kültüre imzasını atmış olan sosyal bir etkinliktir. Antropologlar hemen her ilkel kabilenin kendi kökenleri hakkında bazı mitlere sahip olduklarını bilirler. Ayrıca bu kabileler kendileri ile diğerleri arasındaki farklara çok büyük önem verirler. Bu inançların çoğu rasyonel olmadıkları gibi, hemen hepsi fantazilerle bezenmiş doğa üstü yaklaşımlardır. Çoğu kere bu kabilelerin geçmişte yaşamış ve kabileyi Devamı>>>

Ay Yarıldı(mı?)

İslam’da Şakku’l-Kamer (Ay’ın bölünmesi) Mucizesi diye ünlü “mucize”yi birlikte göreceğiz: Kamer Suresinin l. ayetine, Diyanet’in resmi çevirisinde şöyle anlam verilir:

“Kıyamet saati yaklaşır, ay ayrılır.”
Devamı>>>

Ateizmin Felsefi Dayanakları

Ateizm herhangi bir yeni iddiada bulunmaz, yalnızca mevcut bir iddiayı değerlendirip reddeder. Fakat elbette ki bu da belli bazı fikirsel dayanaklar gerektirir. Bu yazı tanrı inancını fikirsel bazda kanıtlamaya yönelik olarak sıkça kullanılan bazı akil yürütmeleri ele almakta ve ateizmin nasıl mümkün olduğuna dair belli baslı fikirleri ortaya koymaktadır. Yazının kapsamı çok geniş olmayıp, yalnızca belli baslı konuları ele almaktadır. Konuyla ilgili daha ayrıntılı bilgi için danışılabilecek çok sayıda yazılı kaynak ve internet’te İngilizce hazırlanmış çok sayıda web sitesi bulunmaktadır.

Devamı>>>

Ateizme Karşı Önyargı

Alıntı: www.ateizm.org

Forumumuza gelen inanclilarin pek cogunda ateizm ve ateistler hakkinda bir onyargi var. Ateistlerin “Evren nasil olustu”, “Hayat neden var ve nasil basladi”, “Hayatin amaci var midir”, vs. gibi sorulara cevap vermek zorunda oldugunu dusunuyorlar. Devamı>>>

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.